Kategoriler
Moda

Ekoseli giysiler yeniden moda oluyor

Yakın zamana kadar geçmişin tozlu raflarına kaldırılan, ekose kumaşlar, bu sene,
etek, pantolon, pardesü ve şapkalarda kendisini göstermeye başladı.

Clueless filminden Alicia Silverstone’un ikonik ekoseli kıyafetini hatırlayalım.

Friends dizisinin fanları, Rachel’ın ekoseli kıyafetlerini de hatırlar.

Ünlüler her zaman olduğu gibi ekose trendini de çoktan yaymaya başladı bile.

Stilin en iyi taşıyıcılarından birine Lionel Richie’nin kızı Sophia Richie’yi örnek gösterebiliriz.

Elbette bir moda ikonu olan Kim Kardashian da bu furyadan geri kalmıyor.

En çok ilgimizi çekense ekoseli pardesüler..

Burbery

Pardesü modası ülkemizde pek benimsenmiş olsa da artık ilgiyi hak ediyor.

Kategoriler
Moda

Ünlülerin yeni takıntısı: Ruslan Baginskiy şapkalar

Instagram şu sıra Kievli tasarımcı Ruslan Baginskiy imzalı şapkalarla yıkılıyor.

Rosie Huntington
Bella Hadid
Olivia Culpo
Elsa Holsk
Romee Strijd

Şapkaların fanları arasında yeni nesil süper model Bella Hadid, Victoria Secret meleği Elsa Hosk, Cindy Crawford’un kızı Kaia Gerber, sarışın Kardashian Khloe, Rosie Huntington Whiteley, Irina Shayk, Vanessa Hudgens, Chiara Ferragni, Nicky Hilton, Paris Hilton ve tabii ki olmazsa olmaz Şeyma Subaşı da var; buyursunlar:

 

Nighty Night Miami ?

Seyma SubasI (@seymasubasi)’in paylaştığı bir gönderi ()

Peki bu şapkaları nerede bulabiliriz?

Her ay ayrı bir renk ve kumaşla yeni versiyon şapkalar geliyor ve biz bıkmıyor, baktıkça bakıyoruz. Ben geçen yıl, siyah Baker Boy modelini, Instagram’da oldukça aktif olan DJ Nastia’dan görmüş, yine Instagram üzerinden Ruslan’a yazarak satın almıştım. Ancak bu kadar ünden sonra “Instagram satışımız bitti bebeğim Paris butiğimize bekleriz” derler mi bilemiyorum.

Kategoriler
Sanat

Şeytana ruhunu satan efsanevi blues sanatçısı: Robert Johnson

Robert Johnson, Eric Clapton, Keith Richards gibi sanatçıları etkilemiş bir müzik efsanesi.

1911’de Missisipi’de doğmuş ve 1938’de, Jimi Hendrix, Janis Joplin, Kurt Cobain, Amy Winehouse, gibi diğer müzik efsaneleri ile aynı kaderi paylaşarak 27 yaşında yaşamını yitirmiştir.

Fakir bir çocukluk geçirmiş, şehir şehir dolaşarak bir çok müzisyenden etkilenmiştir. Gündüzleri çalışıp, geceleri müziklerine konsantre olmaya çalıştıkları için, geceleri gürültüleri ile kimseyi rahatsız etmemek için arkadaşları ile mezarlıklarda pratik yaptıkları bilinir.

Robert Johnson’ın Şeytanla Tanışma Hikayesi

Robert aslında vasat bir müzisyendir ve günlerden bir gün ortadan kaybolur. 1-2 yıl sonra geri döndüğünde artık harika bir müzisyendir. Anlattığına göre, bir gece mezarlıkta şeytan ile karşılaşır ve ona ruhunu satmayı kabul eder. Şeytan Robert’tan gitarını ister ve gitara yeniden akor yapar. Robert herkese şeytanın akorunu kullandığını söylemiştir ve gerçekten de kimse Robert’ın kullandığı akoru çözememiştir.

Robert Johnson – Me and the Devil Blues

Robert Johnson’ın Ölümü

Yeni yeteneği ile Robert hızla büyür. Kendi hayran kitlesi vardır ve çok başarılıdır. Robert’ın büyük bir kadın hayran kitlesi de olduğu ve performanslarında genelde seyirciden seçtiği sadece bir kadına odaklanarak çaldığı bilinmektedir, bu da doğal olarak bir takım kıskançlık krizlerine sebep olmuştur ve günlerden bir gün çalıştığı barın sahibini, karısı ile yattığı için Robert’ı zehirleyerek öldürür.Belki de şeytanın satın aldığı ruh ile işi bitmiştir ya da burada başlamıştır.

Kendi müziği eşliğinde Robert Johnson’ın hayat hikayesi

Frankfurt elektronik müzik sahnesinin yuvası olan gece kulübü Robert Johnson da adını bu efsaneden alıyor.

Bahsettiğim gece kulübü de aşağıdaki linkte, kışın çok ahım şahım değil de yazın balkonu bahçesi güzel, elektronik müzik severseniz bunu da seversiniz.

Robert Johnson

Kategoriler
Sanat

Şeyma Subaşı’dan önce Burning Man Festivali

Daha küçük kitlelere hitap etmesine alışık olduğumuz elektronik müziğin popüler olmasına üzülmüyor değiliz ya, neyse.. Şeyma Subaşı ilk olarak Burning Man Festivali‘ne ne zaman gitti, ilk selfisini ne zaman attı bilinmese de, Türkiye’ye Burning Man’i tanıttığı doğrudur. Şeyma sağolsun artık bir çok mağazada yüz stickerları, simler, taşlar gibi festival aksesuarları bulmak mümkün.

Sonuç olarak, ecnebilerden aldığımız festival kültürü, festival tüketimi olarak ülkemiz sınırlarına girmiş bulunmakta. Hayırlı olsun..

Peki nedir bu Burning Man (Yanan Adam)?

1986’da Larry Harvey ve arkadaşı  Jerry James bir sanat performansı yapmaya karar verirler. Yılın en uzun günü olan 21 Haziran’da kendi yaptıkları, boyu 2 metreyi aşan tahta bir adam figürünü San Franscisco Baker Beach’e götürüp, 12 kişilik bir arkadaş grubu ile benzin döküp yakarlar. Meraklı kalabalık plajda yanan figürün etrafına toplanıp izlemeye, alkışlamaya başlar ve hikaye buradan kopar.

1986 Yılının Yanan Adamı’nın temsil edildiği 1987 yılına ait el ilanı. Kaynak: burningman.org

Benzinin yanıcılık gücünü düşündüğünüzde biraz ürkütücü ancak takdire şayan bir görüntü oluşmuştur. Birden, pantolonunu kafasına geçirmiş bir hippie ortaya çıkar ve gitarını alıp ateşle ilgili bir şarkı söylemeye başlar. İnsanlar şarkıya eşlik eder. Daha sonra bir kadın koşarak yanan adamın, anlaşılan henüz yanmamış olan elinden tutup beklemeye başlar. Bir sanat performansı, sergilendiği anda kendi kitlesini oluşturmuş ve bir etkinliğe dönüşmüştür bile.  (kaynak: https://burningman.org/timeline/). Bunu takip eden her sene yanan adam büyüyerek yanmaya devam edecektir.

1987, İkinci Yanan Adam, Fotoğraf: Steward Harvey, Kaynak: burningman.org

Aşağıda 1991 yılı versiyonu Burning Man’e ait bir video bulabilirsiniz. Videoda her yerini taşlarla süslemiş kızlar yerine, derin bir deneyimin peşinde koşan bir grup insan bulacaksınız. Gerçek hayatlarından kaçıp kısa süreliğine özgürlüğe kavuşan bir grup insan.

Bizim büyükler, nerede o eski bayramlar derken, Kate ve John’un büyükleri nerede o eski festivaller diyor olsa gerek. Benim de yıllardır aklımda yılın en uzun gecesi 21 Aralık’ta bir sanat performansı yapmak var, taklit değil esinlenmek diyelim, düşünmeye devam.

Festivalin 2010’lu yıllar versiyonu ise tabii ki tüketime yönelmiş ancak benzersiz sanat etkinlikleri ile karşılaşacağınız harika bir festival. Gittim mi? Gitmedim. Gider miyim? Keşke. O zaman bu da yeni jenerasyon yanan adamcılara gelsin. Atmosfere bakar mısınız? Vay be.

Biletler de buradaymış: https://tickets.burningman.org

Etkinlik için İlk Defa ‘Burning Man’ isminin kullanıldığı 1988 senesinden bir poster, Fotoğraf: Edward Ingraham, Kaynak: burningman.org