Kategoriler
Moda Spor

Modası geçmeyen ayakkabı: Nike Air Force 1

Modası hiç bir zaman geçmeyen ikonik spor ayakkabı Nike Air Force 1, spor ayakkabı dünyasında efsanevi bir prestije sahip. Bu ikonik modelin spor ayakkabı kültüründe inkar edilemez bir etkisi bulunuyor.

İlk olarak 1982 yılında piyasaya sürülen Nike Air Force 1 (AF1), hala en popüler spor ayakkabılar arasında yer alıyor. Adını ABD başkanını taşıyan uçaktan alan ikonik model, ilk üretildiği dönemden itibaren büyük ilgi gördü. Bruce Kilgore tarafından tasarlanan ve ‘Bir kutu hava’ sloganıyla spor ayakkabı dünyasına giren AF1, konforu artırmak üzere iç kısmına hava dolu bir bölüm uygulanan ilk basketbol ayakkabısıdır.

Nike Air Force 1

AF1‘de ve diğer bir çok modelin bağcıklarında yer alan metal plakanın resmi adı “Deubré” dir. 1994 yılında Nike ayakkabı tasarımcısı Damon Clegg tarafından icat edildi.

Tüm zamanların en çok satan spor ayakkabısı

Nike Air Force 1, tüm zamanların en çok satan spor ayakkabısı olup, her yıl yaklaşık 800 milyon ABD Doları gelir getirmektedir.

Piyasaya çıktıktan itibaren 2 yıl boyunca satış rekorları kıran AF1’in üretimi, 1984 yılında yerine başka bir model üretmek üzere durduruldu fakat, müşterilerden gelen aşırı talep üzerine 1986 yılında yeniden üretime girdi. Nike bu şekilde ilk kez Retro uygulamasına da başlamış oldu.

1980’li yıllardan beri her dönem sevilen ve en çok satılan spor ayakkabılar arasında yer alan Nike Air Force’un şu ana kadar üretilmiş yaklaşık 2000 modeli bulunuyor.

Nike Air Force 1 neden bu kadar tutuluyor?

Air Force’un neden bu kadar çok tutulduğu ve hiç bir zaman modasının geçmediğine değinecek olursak; ilgi çekici tasarımı ve yenilikçi özelliklerinin dışında kültürel değerlere de sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Gelin birlikte inceleyelim..

The Original Six

Nike’ın 80’li yıllarda ünlü NBA yıldızlarıyla yaptığı reklam anlaşması Nike Air Force’u basketbol kültürünün bir parçası haline getirdi. AF1 modeli ile kısa sürede yüksek satış başarısı elde eden Nike; Calvin Matt (Portland Trail Blazers), Moses Malone (Philadelphia 76ers), Bobby Jones (Philadelphia 76ers), Michael Cooper (L.A. Lakers), Jamaal Wilkes (L.A. Lakers) ve Mychal Thompson Portland Trail Blazers) gibi dönemin 6 NBA yıldızıyla anlaşma imzaladı.

The Original Six – Nike Air Force 1

Charles Barkley

Efsane basketbolcu All-Star Charles Barkley, Nike Air Force 1 kullanan efsane basketbolcular arasında yer alıyor.

Charles Barkley (1992)

Air Force Ones

Air Force, hip-hop kültürünün yaygın olduğu Philedelphia, Baltimore ve New York gibi ABD’nin doğu kentlerinde çok tutuldu. Bir çok ünlü rapçi sahne performansları ve video kliplerinde Nike AF1 giyiyordu. Hatta dünyaca ünlü rapçi Nelly, 2002 yılında ‘Air Force Ones‘ adlı bir şarkı yaptı ve klibinde AF1 ayakkabılara yer verdi. Bu şekilde AF1 hip-hop kültürünün bir parçası haline geldi.

Nelly – Air Force Ones (2002)

Classic

Kanye West, Nas, Rakim ve KRS-One 2007 yılında bir araya gelerek Classic (Better Than I’ve Ever Been) adında bir parça yaptı. “Timeless” kavramına odaklanan parçada AF1’e bir kaç kez değinildi.

Kanye West, Rakim, KRS-One & DJ Premier – Classic (2007)

Nike Air Force 1 Belgeseli

Air Force 1’in yanı sıra TV görünümlerine sahip şarkılara dokunduktan sonra, resmi bir AF1 belgeseli olduğunu da belirtmeliyiz. Nike, 2010 yılında 360Creative adlı bir ajansı Air Force Belgeseli çekmesi için görevlendirdi. Thibaut de Longeville’in yönetmenliğindeki belgesel filmin galası, Nike’ın ilk “Dünya Basketbol Festivali” kapsamında New York Apollo Tiyatrosu’nda yapıldı. Belgesel, dünyanın dört bir yanında gerçekleşen özel etkinliklerde sahnelendi ve MTV2’de yayınlanan bir gecelik özel programda ve bölümler halinde Nike’ın resmi web sitesinde yayınlandı.

Nike Air Force Belgeseli

DJ Clark Kent

New York Hip Hop kültürünün en önemli figürlerden biri olan DJ Clark Kent, aynı zamanda Nike Air Force 1 koleksiyonu ile tanınıyor.

DJ Clark Kent

Dr. Dre

AF1’in en önemli temsilcilerinden biri olan Amerikalı rapçi Dr. Dre, çorap değişir gibi her gün yeni bir çift beyaz Air Force 1 kullanıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=yK1PLetZxu4
Dr. Dre

Nai-Ke

Air Force 1 ile tüm dünyayı fetheden Nike, en büyük müşteri kitlelerinden biri olan Çin’e saygı göstermeyi ihmal etmedi. Ülkenin basketbola olan ilgisi ve pek çok sporcunun Air Force tercih ediyor olması bu modelin üretilmesine etkendir. Premium deriler ve özenle seçilmiş renklerden oluşan “Nai Ke” serisi koleksiyoncular için kült bir model haline geldi. Bu modelin belirleyici özelliği, ayakkabının topuk kısmında yer alan NIKE’ın Çince karakterlerle yazılmış hali yani 耐克 (Nai Ke)’dir.

Nai Ke

Bape Bapesta

Japon markası Bape tarafından üretilen Bapesta modelinin NIKE Air Force 1’den esinlendiği açıkça görülüyor. Nike, bu markaya telif hakkı davası açmak yerine onlardan hisse almayı tercih etti.

Bape – Bapesta

Kategoriler
Spor

1950 Dünya Kupası’ndan 10 ilginç fotoğraf

Dünya Kupalarının dördüncüsü olan bu organizasyon, 24 Haziran – 16 Temmuz 1950 tarihleri arasında Brezilya’da düzenlendi.

2. Dünya savaşından dolayı ertelenen ve 12 yıl sonra tekrar faaliyete geçen turnuva ilginç gollere ve skorlara sahne oldu. İşte milli takımlardan ve bazı gollerden 10 ilginç fotoğraf.

1. İngiltere milli takımı

2. ABD milli takımı

3. ABD’nin İngiltere’den yediği gol

4. Uruguay milli takımı

5. Hindistan’ın Fransa’dan yediği gol

6. Brezilya’nın galibiyet sevinci

7. Brezilya-Uruguay maçı

8. Çıplak elle gol kurtaran İngiltere kalecisi Bert Williams

9. Brezilya’nın Uruguay’dan yediği unutulmaz gol

10. İsviçre milli takımı

Kategoriler
Spor

Yumruklarıyla dünyayı yerinden oynatan 10 efsane boksör

Boks, her ne kadar bazı çevreler tarafından vahşice bulunsa da, geçmişten beri geniş kitlelerin ilgilendiği bir spor dalıdır.

Yaşadıkları dönemde yumruklarıyla dünyayı yerinden oynatan 10 efsane boksör; kimi şampiyonluklara doymadı, kimi hiç nakavt olmadı.

1. Muhammad Ali

“Kelebek gibi uçar arı gibi sokarım” mottosuyla 1960-1981 yılları arasında ringlerde boy gösteren, boks dünyasının kralı olarak anılabilecek bir isim. 56 galibiyetin 37’sini nakavtla sonuçlandıran boksörün yalnızca 4 mağlubiyeti var.

2. Sugar Ray Robinson

1921 doğumlu Sugar Ray Robinson gerçekten inanılmaz bir boksör. Muhammed Ali onun gelmiş geçmiş en iyi boksör olduğunu her fırsatta ifade etmiştir. 1940-1965 yılları arasında ringlerde rüzgar gibi esen sporcu, 173 galibiyetin 109’unu nakavtla sonuçlandırmıştır. Bunun yanı sıra 6 beraberliği var fakat hiç mağlubiyeti yok.

3. Joe Louis

1914 doğumlu Joe Louis, “Kahverengi Bombacı” lakaplı bir Amerikan efsanesidir. 66 galibiyetin 52’sinde rakibini nakavt eden sporcunun sadece 3 mağlubiyeti var.

4. Mike Tyson

1966 doğumlu “Demir Mike” lakaplı Mike Tyson, ağır sıklet boks şampiyonu olan en genç boksördür. 1985-2005 yılları arasında 50 galibiyetin 44’ünü nakavtla sonuçlandırır, mağlubiyet sayısı ise sadece 6’dır.

5. Sugar Ray Leonard

1956 doğumlu Sugar Ray Leonard gerçekten İnanılmaz bir sporcu. 100 milyon dolardan fazla kazanan ilk boksör. 36 galibiyetin 25’inde rakibini nakavt ederken 1 beraberliği ve sadece 3 yenilgisi var.

6. Julio Cesar Chavez

1962 doğumlu Julio Cesar Chavez, 10 yıllık süreç içinde hiç yenilmeyen bir Meksika efsanesi. 1980-2005 yılları arasında ringlerde boy gösterdi. 107 galibiyetten 80’ini nakavtla sonuçlandırırken sadece 6 kez mağlup oldu.

7. Oscar De La Hoya

1973  doğumlu Oscar De La Hoya, 10 şampiyonluk kazandı. “Altın çocuk” lakaplı boksör 39 galibiyetin 30’unu nakavtla kazanırken sadece 6 kez mağlup oldu.

8. Willie Pep

1922 doğumlu Willie Pep, 1940-1966 yılları arasında ringlerdeki en iyi boksördü. 224 galibiyetten 65 tanesini nakavtla sonuçlandırdı.

9. Rocky Marciano

1923 doğumlu yenilmek bilmeyen ağır sıklet boks şampiyonu Rocky Marciano İtalyan asıllı ABD’li bir sporcudur. 49 galibiyetin 43’ünü nakavtla sonuçlandıran boksörün hiç yenilgisi yok. Sylvester Stalone’nin Rocky serisi filmlerinde hemşehrisi Marciano’dan esinlendiği düşünülmektedir.

10. Henry Armstrong

“Katil Hank” lakaplı 1912 doğumlu Henry Amstrong,  1931-1945 yılları arasında ringlerde fırtına gibi esti. 150 galibiyetten 100’ünü nakavtla sonuçlandırdı.

Bu efsane boksörler arasında herkesin bir, hatta bir çok kişinin birden fazla favorisi olduğundan hiç şüphe yok.

Kategoriler
Otomobil Spor Tarih

Ferrari kurucusu Enzo Ferrari’nin dramatik başarısı

1898 yılında orta gelirli bir ailenin çocuğu olarak İtalya’nın Modena kasabasında dünyaya gelen Enzo Ferrari’nin; heyecan, hırs ve başarı doludur.

Enzo’nun otomobil tutkusu 10 yaşındayken, babası ve abisi ile izlemeye gittiği bir yarışla başlar.

I. Dünya Savaşı’na katılan babası ile abisi grip salgınından öldüğünde 18 yaşında olan Enzo, çalışıp ailesine bakabilmek için eğitimini yarım bırakmak zorunda kalır. Bedensel bir kusurundan dolayı rapor alarak askere gitmez. Bu rapordan dolayı hiç bir işe kabul edilmeyince, iş bulup çalışabilmek için tekrar askerlik başvurusu yapar ve gittiği cephede tehlikeli bir hastalığa yakalanır; iki yıl süren mücadeleden sonra bitkin halde geri döner.

Savaş sonrası hayat şartlarının çok ağır olduğu işsizlik ortamında bir otomobil fabrikasına işçi olarak girebilme imkanı bulur.  Bedensel kusurundan dolayı hep aşağılanır fakat  bu onu daha çok hırslandırır. En büyük hayali yarış pilotu olmak ve spor arabalar üretmektir.

Vespa’da test pilotu olma şansı yakalayan Enzo, kısa sürede kendini ispat ederek 1920 yılında Alfa Romeo’nun yarış pilotu olur ve bir çok yarış kazanır.

Kontes Paoline Baracca’dan şampiyonluk ödülü alırken kızı Laura ile tanışır ve bir süre sonra evlenir. 1932’de oğlu Dino’nun doğumuyla pilotluğu bırakarak otomobil fabrikası kurmaya hazırlanır.

Enzo’dan sonra başarı kazanamayan Alfa Romeo’nun sportif direktörlük teklifi üzerine Enzo kontrolünde kurulan takım katıldığı tüm yarışları kazanır.

1938’de Alfa Romeo’dan ayrılıp kendisi için otomobil üretecek bir atölye kurmak üzere memleketi Modena’ya döner. 2. Dünya Savaşı patlak verip bulunduğu şehrin bombalanmasıyla Maranello’ya taşınır. 1946 yılında ürettiği ilk Ferrari, otomobil tarihinin en önemli markalarından birinin resmen kurulduğuna işarettir.

1950’lerin başında üretilen ve katıldığı yarışların neredeyse hepsini kazanan Ferrari 250, markanın kısa sürede tanınması ve otomobil dünyasının zirvesine çıkmasını sağlar.

Finansal yönetimde başarılı olamayan Enzo;  İtalyan mafyasından aldığı yüklü borcun bedelini, 1956 yılında oğlu Dino’nun  öldürülmesiyle öder. Bu üzücü olayın anısına Ferrari logosu yerine sadece oğlunun adı bulunan Dino adlı bir seri yaratır.

Yarışlarda ölen pilotlar ve pistten çıkan otomobiller yüzünden ölen izleyici ailelerinin açtığı davalarda cinayette teşebbüsten yargılanır.

Gazetelerde gençleri ölüme iten canavar olarak gösterilir. Bir daha otomobillerin olduğu hiç bir yarışa gitmeme kararı alır.

1977’de emekli olur ancak şirket üzerindeki yetkileri devam eder. 1978 yılında karısının vefatı üzerine Lina adlı genç metresinden olan oğlu Piero’yu aileye dahil eder.

Arkadaşının oğlu Sergio Pininfarina tarafından 1984 yılında tasarlanan ve tüm zamanların en iyi tasarımı olarak nitelendirilen Ferrari Testarossa satış rekorları kırar.

Enzo, 40. yıl anasına üretilen Ferrari F40’ın en çok beğendiği model olduğunu söyler.

Dramatik hayatına rağmen dünyanın en iyi otomobil markalarından birini yaratan Enzo Ferrari, 1988 yılında şirketin %90 hissesini Fiat’a devretmek zorunda kalır ve aynı yıl hayata veda eder.